Uluslararası Para Fonu(IMF): Türkiye Ekonomisinde Enflasyon Geriliyor
14 02 2026
Uluslararası Para Fonu, Türkiye ekonomisine ilişkin 2025 yılı dördüncü madde incelemesini tamamladı. IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun değerlendirmesinde, uygulanan ekonomi programı sayesinde enflasyonda belirgin bir düşüş sağlandığı ifade edildi.
Açıklamada, yıllık enflasyonun Eylül 2024’te yüzde 49,4 seviyesindeyken Aralık 2025 itibarıyla yüzde 30,9’a gerilediği hatırlatıldı. Bu iyileşmenin mali disiplin, temkinli gelir politikaları ve sıkı para politikası sayesinde gerçekleştiği belirtildi.
Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26
Kurum, enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 26 seviyesine düşeceğini öngörüyor. Enflasyonun 2027’de yüzde 19’a, orta vadede ise 2031’e kadar yüzde 15 düzeyine gerilemesinin beklendiği kaydedildi.
IMF’ye göre sıkı para politikası, sınırlı ücret artışları ve dengeli maliye politikası kademeli dezenflasyonu destekleyecek. Mevcut politika bileşiminin fiyat istikrarı ile ekonomik büyüme arasında görece bir denge kurduğu ifade edildi.
Raporda, ekonomik büyümenin yüzde 4,2 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilirken, mevduata duyulan güven ve yüksek altın fiyatlarının rezerv yeterlilik oranını yaklaşık yüzde 80 seviyesinde tutacağı değerlendirildi.
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı enflasyon beklentisini yüzde 15–21 aralığına yükseltmişti. Daha önce bu tahmin yüzde 13–19 bandında bulunuyordu.
Dış risk uyarısı
IMF, enflasyondaki düşüşe ve büyümenin görece güçlü kalmasına rağmen küresel ticaretteki belirsizlikler ile bölgesel jeopolitik risklerin ekonomide kırılganlık oluşturduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, kalıcı bir dezenflasyon için daha sıkı bir makroekonomik politika çerçevesine ihtiyaç bulunduğu, enflasyonun hâlen hedef seviyelerin üzerinde olduğu ve dış şoklara karşı dayanıklılığın artırılması gerektiği vurgulandı.
IMF ayrıca, Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahalelerini oynaklığı sınırlamakla sınırlandırması gerektiğini belirtti. Enflasyon beklentilerinin daha güçlü biçimde çıpalanması ve rezervlerin güçlenmesiyle birlikte döviz kurunda daha fazla esnekliğe aşamalı olarak izin verilmesi tavsiye edildi.
Haber Merkezi
Açıklamada, yıllık enflasyonun Eylül 2024’te yüzde 49,4 seviyesindeyken Aralık 2025 itibarıyla yüzde 30,9’a gerilediği hatırlatıldı. Bu iyileşmenin mali disiplin, temkinli gelir politikaları ve sıkı para politikası sayesinde gerçekleştiği belirtildi.
Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26
Kurum, enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 26 seviyesine düşeceğini öngörüyor. Enflasyonun 2027’de yüzde 19’a, orta vadede ise 2031’e kadar yüzde 15 düzeyine gerilemesinin beklendiği kaydedildi.
IMF’ye göre sıkı para politikası, sınırlı ücret artışları ve dengeli maliye politikası kademeli dezenflasyonu destekleyecek. Mevcut politika bileşiminin fiyat istikrarı ile ekonomik büyüme arasında görece bir denge kurduğu ifade edildi.
Raporda, ekonomik büyümenin yüzde 4,2 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilirken, mevduata duyulan güven ve yüksek altın fiyatlarının rezerv yeterlilik oranını yaklaşık yüzde 80 seviyesinde tutacağı değerlendirildi.
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı enflasyon beklentisini yüzde 15–21 aralığına yükseltmişti. Daha önce bu tahmin yüzde 13–19 bandında bulunuyordu.
Dış risk uyarısı
IMF, enflasyondaki düşüşe ve büyümenin görece güçlü kalmasına rağmen küresel ticaretteki belirsizlikler ile bölgesel jeopolitik risklerin ekonomide kırılganlık oluşturduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, kalıcı bir dezenflasyon için daha sıkı bir makroekonomik politika çerçevesine ihtiyaç bulunduğu, enflasyonun hâlen hedef seviyelerin üzerinde olduğu ve dış şoklara karşı dayanıklılığın artırılması gerektiği vurgulandı.
IMF ayrıca, Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahalelerini oynaklığı sınırlamakla sınırlandırması gerektiğini belirtti. Enflasyon beklentilerinin daha güçlü biçimde çıpalanması ve rezervlerin güçlenmesiyle birlikte döviz kurunda daha fazla esnekliğe aşamalı olarak izin verilmesi tavsiye edildi.
Haber Merkezi